CLD       ALFABE       KONU       KABR- ERFLER

1.   2.   3.   4.   5.   6.   7.   8.   9.   10.   11.   12.
     
 

MEKHÛL EŞ-ŞÂMÎ

Tbinden, meşhr hads hfızlarından ve vel. İsminin Şehrp, olduğu da bildirilir. Knyeleri değişik şekillerde, Eb Abdullah, Eb Eyyb ve Eb Mslim olarak bildirilmiştir. Aslen İranlıdır. Kbilde doğdu. Orada yaşı biraz ilerleyince, esir edildi. Mısırda, Hzel kablesinden bir kadının azdlısıdır. Onun iin Hzel denmiştir. 731 (H.113)de Şam'da veft etmiştir.

Zamnında, Şamın en byk fakhi (İslm hukku limi) idi. Reslullah efendimizin hads-i şerflerini öğrenmek iin ok memleketleri dolaştı. Irak ve Medneye gitti. Enes bin Mlik, Eb Umme, Mahmd bin Reb, Ubeydullah bin Muhayrız, Anbese bin Eb Sfyn, Sleymn bin Yesr, Tvs bin Keysn ve başkalarından (rahmetuullahi aleyhim) hads-i şerf rivyet etti. Evz, Abdurrahmn bin Yezd bin Cbir, Sevr bin Yezd, Sleymn bin Ms da (rahmetullahi aleyhim) ondan hads-i şerf bildirmişlerdir. Hads ilminde sika (gvenilir) bir limdir. Mekhl hazretleri kendisine sorulan sullerin hepsine cevap vermezdi. Teym bin Atıyye el-Ans; Mekhldan (bilmiyorum) diye cevap verdiğini ok işitmişimdir. der. Zhr; Şu dört yerde, dört byk lim yetişmiştir. Sad bin Mseyyib Medne'de, Şab Kfede, Hasan el-Basr Basrada, Mekhl Şamda. Şamda, Mekhl zamnında, fetv vermekte ondan daha yetkili kimse yoktu. L havle ve l kuvvete ill billh demeden fetv vermezdi. Ben bu kadar anlıyabildim. Bu fetvm, hatlı da olabilir doğru da derdi. diye bildirdi.

Mekhl eş-Şm buyurdu ki:

Dinde lim olduktan sonra, dnylık bir menfaat alırım dşncesiyle zarret olmadan pdişh ve sultanların yanına gidip, yaltaklık edenler, attıkları adımlar kadar, Cehennemin derinliklerine, dalmış olurlar.

Mekhl eş-Şm, bir cenze görnce; Siz sabahleyin gidiyorsanız, biz de akşamleyin geleceğiz. Şu cenze aık bir öğt ve ibret alınacak bir şey. Fakat, gaflet ok. Öncekiler geip gidecekler, fakat arkadakiler hi aldırış etmezler. buyurmuştu.

Kim, bir gecesini Allah telyı zikir ile ihy eder, geirirse, anadan doğmuş gibi gnhsız ve tertemiz olarak sabahlar.

Bir mmet ierisinde, her gn, yirmi beş kişi Allah telya, yirmi beş def istiğfr ederse (bağışlanmalarını dilerse), umma it azabla Allah tel, onları cezlandırmaz.

Eğer sen Kurn-ı kerm okuyup da, seni kötlklerden uzaklaştırmıyorsa, senin gerekten Kurn-ı kermi okumadığın anlaşılır.

İlmi kendisine fayda vermeyen kimseye, cehleti de zarar verir.

İnsanların en yumuşak ve ince kalblisi, gnhı az olanlardır.

Slih bir ztı seven, dolayısıyla, Allah telyı sevmiş olur. İlim öğrenmeye giden kimse, dönnceye kadar, Cennet yolunda sayılır.

Mekhl eş-Şm, Pazartesi ve Perşembe gnleri oru tutardı ve; Pazartesi gn Reslullah efendimiz dnyya teşrif buyurdular. Yine bugn, Peygamber olduğu bildirildi. Pazartesi gn hirete irtihl (veft) buyurdular. Pazartesi ve Perşembe gn ameller Allah telya arz olunur. dedi.

Mminler yumuşak ve msmahakrdır. Eğer, onları ekip götrrsen, karşı ıkmaz, kabl edip giderler.

Âlimler bozuluncaya kadar, insanlara Allah telnın azbı gelmez.

Ana babaya itat, byk gnhlara keffrettir. Bir kimse ilesi iinde yaşlılar bulunduğu mddete, Allah telnın rızsını kazanma imknına shiptir.

Mekhl hazretlerine birisi geldi. Y Eb Abdullah! Size dşen kendinizi korumaktır. Siz hidyette olunca, dallet zere olanlar size zarar veremez. yet-i kermesinin tefsrini yapar mısınız? deyince; Nashat eden korktuğu, nashatı dinleyen de kabl etmediği zaman, senin vazfen kendini muhfaza etmektir. O zaman, dallette olan kimse sana zarar veremez. dedi.

Mekhl hazretleri, kendi cemati ile berber oturuyordu. O sırada Mervanın torunu Yezd bin Abdlmelik geldi. Orada bulunanlar, hemen ona yer ayırmak ve hazırlamak iin kalktıklarında, Mekhl hazretleri; Yerinizde oturunuz, bırakın, bulduğu bir yere otursun. Böylece tevzu öğrenmiş olur. buyurdu.

 

KAYNAKLAR

1) Hilyet-l-Evliy; c.5, s.177

2) Tehzb-t-Tehzb; c.10, s.289

3) El-Alm; c.7, s.284

4) Vefeyt-l-Ayn; c.5, s.280

5) Mzn-l-İtidl; c.4, s.177

6) Tezkiret-l-Huffz; c.4, s.107

7) Tabakt-ı İbn-i Sad; c.7, s.453

8) Tabakt-l-Kbr; c.1, s.45

9) Şezert-z-Zeheb; c.1, s.146

10) İslm Âlimleri Ansiklopedisi; c.2, s.299